Ana Sayfa
RSSler
Alışveriş
Basın ve Yayın
Bilgisayar
Bilim
Çocuklar ve Gençler
Eğlence ve Yaşam
Ekonomi
Kaynaklar
Kültür Sanat
Sağlık
Spor
Teknoloji
Toplum


Arama

Son Arananlar
gsm serkalac 1844 metal spa remus tarkanex TIP DOKTORU Pazarlama erkekler YANLIZLIK NAKIŞ MAKİNAS 1994 KARTAL damper dorse Türkçe Vista SP 1 TükVista XP TükVista Teması XP service pack 3 vista

İstatistik
Şuan 13 kategori altında toplam 36204 yazı bulunmaktadır...
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkekler Kadınları Hep Yanlış Anlar :)
Resim: http://www.resimkalesi.com/Dosyalar/2007725/12.bmp Resim: http://www.resimkalesi.com/Dosyalar/2007725/123.bmp Resim:...
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bursaspor Olarak Başvurumuzu Yaptık
Resim: http://lh3.ggpht.com/basketbolhaber.com/SHiP8MSm6oI/AAAAAAAADMk/kjtLIVTGQKI/s144/bursaspor%20logo.jpg Basketbol Erkekler İkinci Ligi...
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkekler romantik olursa
Resim: http://img75.imageshack.us/img75/6863/erkeklerdy6on6ev0jn1ct9ay3.gif
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
kan grupları ve özellikleri
Kan grubu-Kişilik ilişkisi   Kan gruplarının insan kişiliği ile yakından ilgisi olduğu anlaşıldı. Japon uzmanlar farklı kan gruplarının erkekler ve kadınlar üzerindeki etkilerini konu alan bi araştırmasının sonuçlarını açıklarken, "Insan vücudunun kimyası ile kişilik arasında önemli bağlar var. Kan grupları bunlardan biri." dedi A Grubu Kadını Para harcamasını çok sever. *****i *iç* çamaşırlarına düşkündür. Çocukları çok sever ve çocuk sahibi olduktan sonra eşini ihmal eder. Değişikliği seven biridir. A Grubu Erkeği Düzenli yaşamayı sever. Iyi bir dost ve konuşmacıdır. Birlikte olacağı kadını seçerken çok titiz davranır. B Grubu Kadını Istek doludur. *****e hiç hayır demez. Para konusunda eli ya çok açıktır ya da cimridir B Grubu Erkeği Özgürlüğünün sınırlanmasından nefret eder. Kadınlara saygısı sonsuzdur. Hep neşe dolu bir aileye sahip olmak ister. Yemek konusunda son derece titizdir. AB Grubu Kadını Erkeklerin yüreğini hoplatan elbiseler giymeye bayılır. Para konusunda tutumludur. Yemek pişirmekte, mükellef bir sofra hazırlamakta üzerine yoktur. AB Grubu Erkeği Aile içinde mutlaka sözünün dinlenmesini, isteklerinin yapılmasını ister. Hoşgörülü ve kararlıdır. En iyi aşıklar bu gruptan çıkar. Eşine ev işlerinde yardım etmekten çekinmez. 0 Grubu Kadını Mutfak masraflarından kısarak kendine hoş elbiseler alır. Çocukları biraz ele avuca geldiğinde hemen çalışma hayatına dönmek, toplumdaki yerini almak ister. Yemek yapmakla fazla uğraşmak istemez. Pratik yemekleri tercih eder. 0 Grubu Erkeği Aşık olduğu zaman birlikte olduğu kadını çok kıskanır. Kalabalığı sevmez. Son derece hareketli, çalışkan ve hırslıdır. Sevgilisine veya eşine sık sık hediye almayı sever.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkekler sevişirken ne hissediyor?
***** sırasında hissettiklerimizi, nelerden hoşlandığımızı, bizi nelerin tahrik ettiğini elbette çok iyi biliyoruz. Peki ya erkekler sevişirken ne hisseder? Nasıl tahrik olur?
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu defile erkeklere yasak!
Bu defile erkeklere yasak! Resim: http://www.internethaber.com/images/news/67478.jpg Sıkı önlemler alındı. Salona erkek sinekler bile yaklaştırılmadı. Gazeteciler ile foto muhabirlerinin de dişisi alındı. İşte o defile... *Devamı İçin *****ız...* (http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=149709)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
nesli tükenen insanlar
Sigara içmeyen şehirler arası otobüs şoförü *Siz istemeden fiş veren küçük esnaf.. *Arabasının üzerine bavullarını saran Almancılar *Bu kıyafet size yakışmadı diyen tezgahtar, *Emniyet kemeri takan taksi şöförü, *Trafikte küfür etmeyen araç şoförleri, *Kadınların dişilikten daha çok insan olduklarını düşünen erkekler *Şarkıları, müzikleri ile sözlerini bağdaştırarak söyleyen şarkıcılar (günümüzde bu olay" altı şişhane üstü kasımpaşa" niteliğinde), *Verdiği üç kuruşu vergi zannetmeyen esnaf-tacir *Yalan söylemeyen politikacı(böyle bir şey hiç oldumuydu ki) *Bayramlarda el öpünce para veren yaşlılar... *"Tabiî ki de" ve " atıyorum" demeden konuşabilen genç *Traş olmuş ve koku sürmüş taksi şoförü *Kapısında toplanmış kedileri uzaktan gördüğünde ne dükkanı olduğunu anladığın güvenilir mahalle kasapları, *Siz söylemeden çiçek alıp gelen erkek arkadaş *Yağmurlu ve karlı havalarda da sizi almaya can atan taksiler *Yolların ve trafik kurallarının kendilerine özel olduğunu zannetmeyen sürücüler *Sabah sabah tanımadığı insanlara günaydın diyerek gülümseyen insan türü *İşi bilmeyen ama kendi hatalarını açıkça söyleyip, kabullenen patronlar *Karısı çirkin ve şişman bile olsa, gözü ondan başka kimseyi görmeyen erkekler *Bayan yolcuları dikiz aynasından dikizlemeyen muavin *Altın günleri yerine evde oturup kitap okumayı tercih eden ev kadınları *Yaya geçidinden geçen yayaları/yayayı görüp geçmesi için yavaşlayan hatta duran şoförler. *Hep daha fazlasını istemeyen, sadece ve sadece halkını düşünen politikacılar. *Sağa, sola manevralarda "sinyal" veren, etrafını kontrol ederek, gerektiği gibi araç kullanan, gereksiz klakson çalmayan, makasa girmeyen minibüs şoförü. *Güleryüzlü devlet çalışanı. (Bu canlının soyunun tükenmesinde devlet etmeni büyük rol oynamıştır.) *Bayan adı ve maili kullanarak kurbanın bilgisayarına girmeye çalışmayan erkek hacker türü. (HackeropatusKiddus) *Belediye otobüsüne bindiğinizde selamınızı alan şoförler... (ben genelde günaydın falan derim de) *Çayınıza kaç şeker attığınızı bilen arkadaşlar:-) *Psikolojisi normal olan insanlar *Hastanede görevi hastabakıcılık olup da hasta yakınlarından para almadan iş yapan bakıcılar.. *"Abi ben karşının şoförüyüm" yalanını söylemeden erkekçe "abi ben yeni başladım" diyen taksi şoförleri.. *Vatandaşı "oy pusulası" olarak değil de insan olarak gören politikacılar.. *Km.saati ile oynama yapmadan 2.el araç satan galericiler... *Asıl görevlerinin büyük şirketlere eğitim vermek değil de, üniversite öğrencisi yetiştirmek olduğunu düşünen ve uygulayan Hocalar.. *5 dakika korna çalmadan ilerleyebilen minibüs şoförleri *Simidini paylaşan amca... *Sırtınızı sıvazlayan dost... *İstemeden zam veren patron *Dizini dövmeyen babalar *Küfretmeyen Taraftar, *Taraf tutmayan Hakem, *Rüşvet almayan gümrük memurları *Yerlere çöp ve sigara izmariti atmayan düşünceli insanlar alıntıdır:nana::nana::nana:
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Senin Resmini Ben Yapacağım
*SENİN RESMİNİ BEN YAPACAĞIM* Resim: http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Kimseler yapamaz senin resmini Kıyıdan açılanın tanyerinden esenin Aramasınlar seni renklerin atlıkarıncasında Dayanmış tahta parmaklığa bir bağ taraçasında iklimler Bizden en uzak gezegenin kederi Aramasınlar seni uyaklarında ışıkla gölgenin Sen oyunun dışındasın oylumların da yüzeylerinde Bir yerlerde bir sevinç günün birinde fışkırır Kimseler yapamaz senin resmini Kıyıdan açılanın tan yerinden esenin Sen kendi resmini kendin de yapamazsın Gümüş kanatlı bir balık sıçrıyor enginde Aynaların içine girip ötelere gitme boşu boşuna geceleri Yitirilmiş erkekler gelir kadınlar koğuşuna geceleri Sen kendi resmini kendin de yapamazsın Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde Senin resmini ben yapacağım... NAZIM HİKMET
------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hiç Tanımadığınız Bir Erkek Sizi Çiçekle Beklerse
Hiç Tanımadığınız Bir Erkek Sizi Çiçekle Beklerse ( Eskiden karikatürlerde sıkça rastlardık. Hani elinde çiçekle sevgilisini bekleyen erkek tiplemesi vardır. İşte size bu erkeklerin elindeki çiçeğe göre karakter analizi. Özellikle kadınlara tavsiye. (Sevgililer günü kıyağı :) *Islak bir kırmızı gülü başından tutarak bekleyen erkek: * Hayatında en büyük sevgilisi ?eli? olan erkektir. Halk arasında ?abaza? dediğimiz cinstendir. Yanıp tutuşuyordur. Kaç yaşında olursa olsun Show TV?nin kırmızı noktalarını hala suratında sivilce olarak taşıyordur. Aysel Gürel?den bile tahrik olabilecek durumdadır. Kazara bir randevu ayarlamıştır ve yılların birikimiyle bekliyordur. Beklerken sizi görmediyse hemen olay mahalini terk etmeniz tavsiye edilir. Zira... Neyse... Anlayan anladı... *Üzerinde ?Biz de sizi seviyoruz!? yazan çelenkle bekleyen erkek:* Anadolunun bağrından yetişmiş maço errrkek. Delikanlı. Ağırrrr abi. İlişkiyi törensel bir boyuta sokar. Uzun uzun Deliyürek izlemiş ve nefis hareketler kapmıştır. Düğünlerde kalkıp oynamaz ama ?Oturmaya mı geldik abi? diye ısrar edilirse kalkar ellerini iki yana açar ve bozkırın ortasında bir kartal gibi (benzetmeye bak be) salınır. Gece pavyonlarda gerekli tecrübeyi edinir ama eline erkek eli değmemiş bir kız arar. Bulunca da çelenklerle karşılar, gizli gizli şiirler yazar. *Yapay çiçek ile bekleyen erkek:* Hayatını garantiler üstüne kuran erkek. Genellikle ya memurdur, ya da sağlam bir memurluk kapmaya çalışıyordur. Düzenli maaşım, ağrısız başım felsefesiyle yaşıyordur. Bir ev alsam, bir de arabam olsa daha ne isterim dünyadan diye düşünüyordur. Büyük ihtimal buluşma için ?Bilmemne Lokali?ne gitmeyi planlıyordur. Kafasında kız isteme, kına gecesi, düğün, girilecek taksitlere dair her türlü plan yapılmıştır. Üçün birinden çocuk sahibi olmak istenmiyorsa dikkatli olunmalıdır. *Cemil Çiçek ile bekleyen erkek: * Godaman, ensesi kalın, genellikle her yeni ilişkiye kazanılmış bir ihale gözüyle bakan erkek. Evli çıkma olasılığı yüksektir. Ama dost hayatı yaşamaya olumlu bakacak kadar da ?moderin?dir. ?Gınalı guzum, kekliğim? gibi sevgi sözcüklerini sıkça kullanır. Cebinize para sıkıştırıp ?Al şu çorba parasını da bir kere öpeyim gıdından? derse şaşırılmamalıdır. Gösterip vermezseniz araya yüksek yerden adam sokabilir. (Oha fantazi oldu resmen) *Kafasında kırık bir saksıyla bekleyen erkek:* Allahın bahtsız kulu olan erkek. Yanında bir kutup ayısıyla bekleme olasılığı yüksektir. Hatta o kutup ayısının manalı manalı bakıyor olma olasılığı daha yüksektir. Birlikte dolaşmamanız önerilir. Çünkü her an tepenize bir piyano düşebilir. *Su çiçeği ile bekleyen erkek:* Ana kuzusu, annesinin bir tanecik oğlu, 30 yaşına gelse bile hala çocuk olan erkek. Erkek bile değil, oğlan çocuğu? Her kadında annesini arar. Annesinin yemeklerinden başkasını beğenmez, sözünden çıkmaz. Çıkamaz. Sizi beğense bile annesi sizi beğenmedi mi o ilişki bitmiş demektir. Buluşmaya annesi ile birlikte gelir. Hatta sevişirken annesi odaya girip oğlunun sırtına havlu koyabilir. Çocuk beslemek isteyenlere tavsiye edilir. *Vazo ile bekleyen erkek:* Bencil, egoist erkek. Dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünür. (Bir saniye. Evet doğru bir bilgi bu. Dünya hem güneşin etrafında, hem de kendi etrafında döner) Neyse. Her şeyi karşı taraftan bekler. Siz onun için hayatı güzelleştiren küçük bir detaysınızdır. Vücudunuzdaki benleri sayıp ?Niye sende az ?ben? var, beni sevmiyor musun yoksa?? diye kavga çıkarabilir. ?Sevgilim hazretleri? diye hitap etmek gerekir. *Yanında çiçekçi çingene kızla bekleyen erkek:* Sosyal duyarlılığı tavan yapmış erkek. Buluşmaya zorla çiçekçi kızı getirir. (Ama hiç yoktan pankartla gelmesinden iyidir) Çiçek almaz ama siz kavganızın ve sevdanızın koyu kızıllığındaki çayınızı içerken çingenelerin uğradığı haksızlıklar ve sınıfsal mücadeleniz hakkında saatlerce konuşur. Hatta ilişkinizin takvim tutmazlığını Marx üzerinden açıklayabilir. Seni seviyorum demeyi çok ister, fakat tam diyecekken kendini slogan atarken bulur. *Ayçiçeği ile bekleyen erkek:* Sineğin yağını çıkarabilen erkek. Kafası ticarete tıkır tıkır çalışan piyasa adamı. Her kuruşu tek tek hesaplayan para sevici. Çiçeği alırken ?hatunu da beklerken çekirdeklerini çitlerim? diye düşünmüştür. Hatta çekirdeklere kıyamayıp yağını çıkarmak için ayırmış olabilir. Bir yerlere çay içmek için oturursanız gelen çayın şekerini kesin cebine atar. Hesabı da mutlaka Alman usülü ödetir. Garsona bahşiş bırakırsanız siz görmeden parayı da cebe indirebilir. *Icq çiçeği ile bekleyen erkek:* Sanal alemin çakalı, sahte kişililiklerle yaşayan erkek. Size 30 yaşında bekar bir doktorum demiş olabilir ama 50 yaşında 3 çocuklu bir esnaf çıkma olasılığı yüksektir. İki nokta ve bir parantezle oluşturulmuş suratlar gibi sahte sahte gülümser. Fazla haşır neşir olmamak gerekir, zira virüs bulaştırma ihtimali yüksektir. *Tüm yaprakları yolunmuş papatya demetiyle bekleyen erkek:* Seven, sevmeyen, seven, sevmeyen, seven, sevmeyen, seven, sevmeyen, seven, sevmeyen... Yani kısaca ne halt ettiğini bilmeyen erkek. *Elinde bir tabak tereyağlı iskenderle bekleyen erkek:* Üzerinde fazla yorum yapmak istemediğim erkek. Aşağıdaki itirafı okuyun ve tanıyın. *kargagakde; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 25; İl:İstanbul 22.11.2003* "Bana hiç gül almıyorsun" dediğimde, "Ben çiçeğe verilen paraya acıyorum. Alıyorsun hemen soluyorlar. Onun yerine ben sana iskender ısmarlayayım" diyen bir adamla çıkıyorum. (itiraf.com?dan)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Erkeklere Su Kayağı Kadınlara Su YASAĞI!

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karşı Cinsle Tanışma Denemeleri !!
biraz uzun ama hepsini okumanız tavsiye edilir Resim: http://www.frmtr.com/images/smilies/biggrin.gif - pardon, bi saatiniz varmıydı acaba? - yok! - yarım saat de olur, hatta 15 dakika. - hö? ne?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif (biri tanışma heveslisi, diğeri işbirlikçisi olmak üzere iki kişi konuşmaktadır, hedef konuşmaları duyabilecek şekilde konuşlanmıştır) 1- yok abi o değil diyorum.. 2- o ya.. baksana kaş, göz. aynı. kesin eminim o. 1- ya hayır o daha uzun boyluydu sanki (bu noktada dişi kişi kıllanır, bir iki bakış atar ama pek aldırış etmez) 2- ya her iddiasına varım o. gidip sorucam. (2 dişinin yanına gider) 2- ya afedersin. sen şu starın güzellik yarışmasında 2. olan kız değil misin? dişi- (kızarır, utanır, şımarır) hihi..yok hayır, benzettiniz sanırım..(smileyler havada uçuşur) 2- evet, düşündüm de sen daha güzelsin zaten (ve akabinde akşam yemeği) [başarı yüzdesi : %86.25] dişi dondurma yerken yanına gidilir -yalayabilirmiyim Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -hayır - o zaman dondurmandan yaliyim.ehehe Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -çat [başarı yüzdesi : %0] -pardon bayan, at gibisiniz [basari yuzdesi: 100% travesti dayagi] ==>> garanti Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif + merhaba, daha once tani$madik ama bu tani$mamiza nasil engel olabilir dunyanin bile giderek kureselle$tigi bir donemde?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - ha? + yani diyorum ki pekos bill nasil da dovdu o kizilderilileri helal olsun vallahi.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - ya bu sacma laflarla bir yere varmayi umuyor musun cidden? + ba$ka onerilerin varsa dinlemeye hazirim ? - mavi ekranResim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - merhaba... tanisabilir miyiz? - nerden esti? - eeee.. seyyy... kuzeyden desem?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif 1998 yer atlas pasajı önü. liseli belki de orta okullu kız sürüsü ortama dolar. belli ki bir pislik peşindedirler. içlerinden biri çevredekilerin şaşkın bakışları arasında kurbanının boynuna atlar. Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - atillaaaaaa kurban bir saldırıyı önceden tahmin ettiği için çoktan hazırlığını yapmıştır. kızı belinden tutarak tren istasyonlarında görmeye alıştığımız şekilde döndürür.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - naber ayşee? nerelerdesin gözükmüyosun ne zamandır. (beklediğinden çok farklı bir tepkiyle karşılaşan dişi bir de havada iki tur dönmenin etkisiyle iyice sersemlemiştir.) Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - şey ben ayşe değilim - siktir et ben de atilla değilim zaten. Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif (kız çuvallamanın verdiği utançla arkadaşlarının yanına dönerken, diğer kişi kendini olayın sonuna yetişmiş kız arkadaşla girilecek herhangi bir diyaloğa hazırlamaya başlamıştır) Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - kimdi o kız saruman - adını bilmiyorum ama ayşe değilmiş.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif x dişisi y erkeğine çarpar ve akabinde x-pardon y-önemli değil x-resmen üstüne çıktım y-önemli değil bana sık olur zaten - deminden beri bakışıyoruz, bakışmak mı istiosun tanışmak mı? Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - bakışmak - şu köşeye git ve beni ordan izle o zaman.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif a-siz yenisiniz galiba? b-hayır 6 aydır burda çalışıyorum ben. a-aa öyle mi? ben daha ilk defa görüyorum sizi... b-evet geçen sefer de aynısını söylemiştiniz.. Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif a:.....Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif (sınıfta güzel ve ders kaçırmayan bir kızın yanına gidilir) -eöhm pardon ya ben bi kaç ders kaçırdım da acaba notlarını fotokopi çektirebilir miyim? -olur -de beni şimdi acelem var mesela ben akşam çektirsem yarın sana geri veririm -yarın nasıl bulacaksın beni -sakıncası yoksa telefon numaranı verirsen ben yarın ararım -hmm tamam (böylece hem kızla tanışılır, hem de telefon numarası alınır)Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif %100 garanti --> uqur .. -pardon, meraba, cengizi tanıyor musunuz acaba? -?! hmm, bir düşüneyim... sanırım tanımıyorum. -peki, o zaman tanışalım ben cengiz. sizin ism..Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -... -naber nasilsin + on dakikadir yuzume bakiyorsun bunu mu buldun ? Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -ne bulaydim ?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -oo kisa sac yakisiyormus sana +affedersin de niye tanisiyormus gibi yapiyoruz? -ben o evrelerde syorumResim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif +ha tamam o zaman adin neydi senin ? erkek: pardon bayan ateşinizi alabilir miyim? pırasa:alışın kuvvetliyse alabilirsin canım Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif e:?? fakat fakat ??? - merhaba ben cem, 100 metreyi 10 saniyede koşarım. Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif - hı? -merhaba beraber yürüyelim mi ? -hayır -peki koşsak olur mu ?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif isyankar tanışma modeli : -pardon, merhaba tanışabilir miyiz? -hayır. -ama niye? -hayır dedik ya. -ya ben senle aynı evde oturmuyorsam, aynı okulda okumuyorsam, aynı arkadaş grubumuzda yoksa, nasıl tanışacam söyler misin?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -farkındaysanız bi saattir sizi kesiyorum?! Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -hö??!! erkek elinde tuttuğu bardaktaki sudan bir yudum alır ve karşısındaki kadına: -su çok güzel, gelsene. der. sonrasında ne olur ne biter hiçbir fikrim yok açıkcası.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif once cakmak yakilarak kizin oturdugu masaya yaklasilir, ve kizin ayaginin altinda biseyler ariyormus edasiyla telasli telasli yerlere bakilir, olaylar gelisir: -napiyosun sen sapik? -ya ariyorum bulamiyorum bi turlu alla alla -ne ariyosun? -tanismak icin bahane..Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif sigara icmeye cikan erkek, uzun sure kestigi kiza en sonunda uzaktan gulumseyerek seslenir: e - merhaba k - ... (suratini cevirir gider) e - (kizin arkasindan) yersin i$te boyle merhabayi Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif (sigaradan bir nefes daha alir, arkada$lar yarilmi$tir) e-seninle tanismak icin bi bahane bulmam gerekiyomu sence?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif k-?! olay bir otobüste önümdeki koltukta yaşanmıştır. iki erkek arkadaş otobüse binmişlerdir ve sadece tek bir oturacak yer vardır. o da güzel bir kızın yanıdır. erkeklerin isimleri kısaca a ve b olsun. a kızın yanına oturur b de yanıbaşında ayakta dikilmektedir. b kıza bakarak konuşmaya başlar. b- güzelmiş adaş. a- bilmiyorum, ben dönüp bakamıyorum. b- niye lan? bak işte, valla güzel, giyinmesini de biliyo. Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif a- (kıza dönüp bakar) evet hakkaten güzelmiş. tanışsak mı acaba? (kızdan hiç ses çıkmamaktadır.) b- vercek mi adaş? a- bilmem, ona sor. b- vercen mi? a- ben olsam senin gibi birine vermem. b- vermiycek herhalde, baksana hiçbişey demedi.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif a- vermiycek adaş vazgeç. b- ben ismini vercek mi diye soruyorum, yanlış anladı kesin beni. türkçe esnek tabi. Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif kız - kaptan, müsait bir yerde lütfen. kız - çekilirmisin, ineyim. a- çekilmesem de sen üstümden atlasan kız - çekilmez bir insansın zaten b- evet adaş, otuzbir olsan çekilmezsin valla. yol versene kıza. Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif (beyler bn burda koptum ya)uqrResim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif a- ulen hemen sattın beni... tamam kızım sen in burda. ben de bu satıcı ile gay takılayım bundan sonra.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif kız - yakışır...Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif otobüse elimde pilavla binmem sonucu ortaya çıkan deneme.. çift katlı otobüsün en arkasına geçip otururdum. bir iki kaşık yememle beraber hemen önümdeki kız kalkıp bir ön sıraya geçti... arkadaşa dönüp; ben: kokudan kaçtı galba yaw? Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif kız: (dönerek ve gülümseyerek) hayır çok rüzgar geliyordu o yüzden kalktım. ben: peki. bir kaşık istermisin?Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif kız: ?? ee hayır ben: e peki sakız veriyim o zaman, kız: tamam bak ondan alırım... ben: hehe al bakalım. bu arada ben x. kız: ben de y memnun oldumResim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif -aa ne güzel broş bu böyle? -pazardan aldım, 3 milyonResim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif , e-pardon bayan, telefon numarami kaybettim, sizinkini alabilir miyim? Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif k-?!?!?! -meraba dünyalı biz dostuz. -aferim.Resim: http://www.sanalkampus.org/forum/images/smilies/biggrin.gif kaynak : ekşisözlük and uqur yörük (webmasters)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Adam Olmak Cinsiyet Tanır Mı?
Hegel´in "Hakikat bütündür." söylemi; ruhumu en çok okşayan, aklıma mantığıma en uygun gelen ve yaşamın gizli şifrelerini çözen en kilit tümcelerden biri olarak durur karşımda!
Ne var ki baktığım yerden gördüğüm manzara odur ki; bir yerde hakikati bütünleyen bir Hegel, diğer yanda ise eline ne geçirdiyse kategorize eden, bölen, parçalayan, gruplara ayıran bir insan güruhu vardır. (Ve belki de doğusuna batısına aldırmadan "bir insanlık" demeli!)
Biri "bütünlük", "total bir algılama" ve daha ilmi bir ifade ile "feraset" der; öteki ise siyah-beyaz, zengin-fakir, kadın-erkek eline ne geçirdiyse böler, parçalar, gruplar ve o parçaları da kendince kodlamayı ihmal etmez!
"Ah şu kadınlar!" ya da "Şu erkekler yok mu şu erkekler!" diye başlayan klasik cümlelerin ardı sıra gelen inciler de, bir türlü anlamlandırmayı başaramayıp sürekli yadırgadığım ilginç anlayışın bir uzantısıdır.
Bana göre biteviye bir kör dövüşü olan kadın-erkek kavgası (ya da yarışı) aslında hiç haz etmediğim bir konu olmakla birlikte; geçtiğimiz günlerde Hak´ka yürüyen Gazeteci Yazar Duygu Asena´nın kaybı ile yeniden fikrimi kurcalayan bir husus oldu. Kaldı ki, pek haz etmediğim bir konu olmasına rağmen kendimce eteğimdeki taşları döküp neden bu konudan hoşlanmadığıma açıklık getirmeye yönelik kişisel bir dürtümün de olduğunu fark ettim sanırım.
Zira bir bayan olarak (Bu arada erkek olsaydım da aynı rahatsızlığı duyacağımdan eminim!) belirlenmiş bir şablona oturtulup sınırları ve şekli birileri tarafından çizilmiş bir çerçeveye hapsedilmek hiçbir vakit kabul edebileceğim bir şey değil, olamaz da! Şayet bayanlar erkeklere, erkekler de bayanlara karşı ise; ben birbirlerine parmak sallarken aslında kendi şahsi kimliklerini sınırlayan ve basite indirgeyen bu tarafların hepsine birden karşıyım, bunun gereksiz tartışmasına detay verip hazır kabullerle yol alan herkesten rahatsızım!
…..
Nice kadınlar vardır ki; "adamlık" sıfatını toplumun kendilerine bağışladığı erkeklerin nicesini cebinden çıkarır ve nice erkekler de vardır ki (yine klişe bir sosyolojik kabul ile bakarsak) "erkek" demeye bin şahit ister!
Dolayısıyla "Kadın şudur, budur!" ya da "Bir erkek hep şöyle davranır ve şunları ister!" türünden gereksiz, sıradan ve bana göre aşağılayıcı, "bireysel duruş"u, kimliği kökünden baltalayıp atan ve neredeyse kadın ile erkekleri "iki ayrı yığın"a dönüştürüp ilişki kurma ve yaşama biçimlerini tek tipleştiren, sıradanlaştıran tanımlama ve yorumların hemen hemen hepsi abesle iştigaldir!
Zira bunlar tekler, yani bireyler olarak kendi ellerimizle etrafımıza ördüğümüz kalın mı kalın bir duvardan ibarettir! Neden duvardır? Çünkü kadınsak bütün kadınlarla aynı kategoride nitelendirilebilecek biri olduğumuzu, erkek isek de yine bütün erkeklerle aynı kategoride değerlendirilebilecek biri olduğumuzu otomatikman kabul etmişiz demektir! Kendi rengimiz, tınımız, duruşumuz, kişisel girinti ve çıkıntılarımız acımasızca, aşağılanırcasına tıraşlanmış ve ortaya genel bir standart koyulmuştur. Sıradan, herkesin bildiği, beklediği ve güya istediği bir standart!
Ben kadınım, sen kadınsın, o kadın…
BİZ kadınız…
Ben erkeğim, sen erkeksin, o erkek…
BİZ erkeğiz…
Bunun da ötesinde bir kadın ya da erkek olarak eğer eldeki şablona uymayan yönleriniz varsa derhal bunları yok etmeli ve "belirlenmiş olan kadın ve erkek tanımlamaları"nın içine sığmalısınızdır. Yoksa sizin için iyi olmaz; zira sağlıklı bir insan olduğunuzdan, "kadın gibi kadın" ya da "erkek gibi erkek" oluşunuzdan şüphe duyulur maazallah!
Ve bu acımasız tıraşlamalarla da tam anlamıyla bir hapis hayatı çıkıverir ortaya! Örneğin, "Ben bir erkeğim ve bir kadını kazanmanın yolu neyse o metot üzere giderek hedefe ulaşmalıyım!" anlayışı… Sonrası mı? O hedef üzere gidilir ve kendisine o klişe metotlarla gelinmesini kabullenmiş, bu toplumsal kabulü sineye çekmiş, benimsemiş bir hatun kişiye ulaşılır! (Bu tırnak içinde bir ulaşma tabi…) Ya sonra? Hepi topu bu işte! Sıradan bir ilişki, sıradan kavgalar, sıradan ayrılıklar ve sıradan acılar…
Peki neden sıradan acılar çekilip, sıradan ayrılıklar yaşanır? Çünkü o ilişkiyi daha kuruluş aşamasında bir sıradanlıktır almış yürümüş, o ilişki baştan ayağı sıradanlık üzerine kurulmuştur da ondan! Kadın olarak tanımlanan ve tüm koordinatları çizilmiş bir bayana, erkek olarak tanımlanan ve yine hemen hemen tüm koordinatları çizilmiş birinin yaklaşması ile başlayan ve "kişisel tını"yı, özgürlüğü gölgede bile bırakmayan, neredeyse kökünden söküp atan bir klişe serüven yaşanmıştır! (Yoksa "Toplumca yaşatılmıştır!" mı demeli?) Serüvende sürpriz olur, gerçek, özgün bir heyecan olur. O nedenle buna bir serüven bile denilemez belki!
……
Kadınlarla erkekler eşitmiş! Yine aynı davanın popüler savlarından biri! İyi güzel de, o zaman bu denklemin kadın ve erkek olarak kodlanan iki ayrı kanadı da kendi içinde eşit demektir! Aklı başında bir kadın ya da erkek nasıl kabul edebilir ki bunu?
Hemen öne atılayım, bu bana hiç gelmez mesela! Ne böylesi bir durumu kabul ederim, ne de kabul edeni desteklerim!
"Eşitlik"ten kasıt eğer temel yaşam hakları ve insan gibi muamele görme noktasındaysa, zaten mevcudu ikiye bölmenin bir anlamı yoktur; zira tüm insanların bu bağlamda eşit olduğunu kabul etmek bir "insani zorunluluk"tur. Yok "eşitlik"ten kasıt "kadın ve erkek cinslerinin birbirine eşit olduğu" yönünde ise orada tez zaten kendi kendini çürütmektedir. Zira bunu iddia etmek Prof. Dr. Meral Hanım ile Hatice Nine´nin, ünlü bilim adamı Kadri Bey ile çaycı Hüseyin Ağa´nın birbirine eşit olduğunu otomatikman kabul etmek demektir ki; taktir edersiniz ki bu da imkansız!
İster "Kadınlar ile erkekler eşittir!" iddiasında bulunalım, ister "Erkek her zaman üstündür!" savıyla yol alalım, isterse de "Aslında en güçlü ve üstün olan kadındır!" diye tutturalım nafile! Bunların hiçbirisi sorunu çözmez, çözemez, hatta sorunun kıyısından bile geçemez! Zira asıl mesele "insan" adı verilen türe ait teklerin, yani bireylerin sürekli olarak cinsel statüleri arkasına saklanıp "asıl savaş alanı"ndan kaçmalarıdır!
Altını çizerek, üstüne basmak ne kelime, üstüne çıkıp tepinerek söylüyorum ki; en naif şekilde "kadın-erkek rekabeti" olarak tanımlayabileceğimiz bu kör dövüşü, aslında teklerin işin kolayına kaçmalarından başka bir şey değildir!
Sosyal psikoloji, tek başına ortaya çıkıp bir şeyi haykırmakla bir kitlenin arasında hep bir ağızdan slogan atmanın farkını ortaya koyan çok önemli bir alandır! Alın size sosyo-psikolojik bir durum! Vatandaşın biri daha "adam" olamamıştır ama dünyaya erkek olarak gelmesi ona otomatikman "erkeklik" gibi son derece güzide (!) bir sosyal statüyü hediye edivermiştir! Öte yandan hatunun biri estetiğin hakikatinden, gerçek bir estetiğin "erdemli bir karakterden geçtiği" gerçeğinden son derece bihaberdir ama dünyaya göze son derece hoş gelen bir fizikle gelmiş olması onun ortalarda "içi boş bir özgüven"le salınmasını haklı kılıvermiştir!
Biri daha "adamlığın cinsiyet ötesi bir şey olduğunu bilmeden" göğsünü gere gere "Ben bir erkeğim, adamım!" diye ortalarda dolaşır; diğeri ise daha hayatın ne olduğuna kafa yormamışken üzerindeki gözlerin verdiği havailikle "Ben bir kadınım!" diyerek eda ile ortalarda salınır. (Ve eğer Türkiye´de yaşıyorsa "kalça sallama sanatı"na da mutlaka ağırlık verip kişisel reytingini yükseltmeyi de ihmal etmez!)
Biri "Ben adamım!" diye diye, öteki de "Hatunum hatun!" diye salına salına, saçlarını savura savura dolaşsın ortada; Allah´tan ben bunlardan hiçbiri değilim! Zira kimse beni kafasındaki sınırlara göre kodlayamaz, ölçüp biçip eldeki yol haritasına göre anlamlandıramaz; bunu abartısız bir hakaret sayarım!
Eğer biri bana bir bayan olduğum için "Kadınlara nasıl yaklaşılır?" kitabının giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden edindiği bilgilerle yaklaşmaya kalkmışsa vay haline; zira kapıda kaldığının resmidir! (Ki bu vakalar tecrübe ile sabittir; aynen anlatıldığı gibi vuku bulmuştur! Klişe bir giriş ve beklendik bir kapıda kalış…)
Erkek olsun ya da olmasın yaşamda "adam" olmaya niyeti olan her tekin kendine has kriptoları, kişisel şifreleri vardır. Ve bu şifreler o tekin yaşanmışlığının, çapının ya da motor gücünün en somut, en net fotoğraflarıdır. Ama uzun ama kısa, ama zor ama kolay, ama derin ama değil mutlaka vardır! Fakat siz bu kişisel kriptoları elinizin tersi ile bir kenara itiyor, daha doğrusu onları keşfetmenin güzelliğinden vazgeçiyor ve sıradan bir "kadın" ya da "erkek" tabelasının altında saf tutmayı tercih ediyorsanız onu bilemem!
Bu kişisel bir tercih tabi, "Ben kendi özgün başlığımı değil, bu tabelanın altında saf tutmayı tercih ediyorum!" da diyebilirsiniz elbet! Ne var ki sizin bu gereksiz tartışma ve kamuflaj çalışmalarınız sayesinde bir milim öteye gidemiyoruz! Kocaman bir hayat sayenizde "tanımlanan ama anlaşılamayan kadınlar"la, yine "tanımlanan ama kuşatılamayan erkekler" arasında geçiyor! Benim hayatım orda geçmiyormuş ne fark eder, zira eninde sonunda benim de bir cinsiyetim var ve beni de dışarıdan bakıp sizin gibi sananlar sıkıcı bir yaşamı inşa ediveriyorlar etrafıma!
Sıradan bayan arkadaşlar sıkıyor, sıradan erkekler gereksiz yorgunluk yaratıyor ve yapılacak tonla iş varken bir kayıkçı kavgasıdır alıp yürüyor!
Bense kafa kağıdımda "bayan" yazmasına rağmen "adam" olmaya gayret gösteriyor ve genele tuhaf görünen bu anlayışım nedeniyle bırakın "türünün tek örneği" diye nitelendirilmeyi, böyle bir tür yokmuşçasına şaşkın bakışlarla yüzleşmeye devam ediyorum.
Feminist miyim? Yooo! Alakası yok! Peki kadınlara "Şu erkeklerle gereksiz yarışlara girmeyi bırakın!" diyen biri miyim? O da değil! Peki ben ne diyorum? Çok basit!
"Bırak sana verilmiş hazır statülerin arkasına saklanarak kendine rol biçmeyi de yola çık, kendi statü ve rollerini, kısacası kendini kendin belirle! Bu kafayla gidersen ister kadın ol, istersen erkek; hiçbir yere varamazsın!" diyorum.
"Hazırcısın, kolaycısın, sıradansın, siliksin!" diyorum.
"Sıradan ve başkaları tarafından biçimlendirilerek sürekli kopyalama yöntemiyle türetilen sıkıcı tanımlamaların içine girmeyi kabul ederek hem kendi hayatını hem de başkalarının yaşamını baltalıyorsun!" diyorum.
"Bırak bu ´Kadınlar böyledir!", ´Erkekler şöyledir!´ hikayelerini de işine bak, olmadı aynaya bak, bakman gereken yerlere bak!" diyorum.
"Sizin gibi düşünüp bu işlere gömülen kadın-erkek uzmanları (!) yüzünden bir "iletişim kazası"dır, bir "tembellik"tir, bir "hedonizm"dir, bir "monotonluk"tur, bir "tektiplik"tir alıp yürüyor!" diyorum.
"Ben bu işten fena bunaldım, imdat!" diyorum!
Daha diyeyim mi?
Şimdi ben "kadın ve erkeğin doğası"na kafa tutuyor, bunları yadsımaya mı çalışıyorum? Ya da "toplumumuzda kadın ile erkek arasında bir adaletsizlik olduğu"nu görmezden gelmeye mi uğraşıyorum? Alakası yok!
Ben sadece hazırcılığa, sıradanlığa, işin kolayına kaçıp kendi serüvenini inşa etmeden verilmiş statülerle "adam" sınıfına girdiğini zanneden kadın ya da erkek tüm kolaycılara meydan okuyup "Şu sıkıcı manzarada sizin payınız tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük!" diyorum!
Hepsi bu!

Yazar : Ayten ÇALIŞ 2006

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Kadını Ağlatmak . . .
Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye
ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler
kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın
yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin
değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker
batırır iğnelerini yüreğe!

Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının.
Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır.
Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel
olamaz
işte.
Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya
ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden;
önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok!

Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu
ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını,
kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir
misiniz,
ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar
kadınları.
Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan,
ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir
böyle
demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler.
İçlerindeki zehirdir onları öldüren!

Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler
yaralarındaki!
Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer
sonra. Kadınlar
kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar
sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni
acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler
kendilerine sarılmayı...

Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her
damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça
inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini
yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar
kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...

İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var
diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok
ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına
inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki
sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir
çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E o zaman niye sarılsınlar ki! >
Niye sarılalım ki!
Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.
Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın
olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da
kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda
kendilerine sarılırlar çünkü!

Alıntı : Aziz Nesin

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Filenin Aslanları Avrupa üçüncüsü
Erkekler Avrupa Ligi dörtlü finalinde Erkek Voleybol Milli Takımı, Almanya'yı 3-2 yenerek Avrupa üçüncüsü oldu.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
makyajlı erkekler
Resim: http://img394.imageshack.us/img394/9697/24dc7.jpg Resim: http://img257.imageshack.us/img257/2663/16gz4.jpg Resim: http://img394.imageshack.us/img394/4656/17kx1.jpg Resim: http://img404.imageshack.us/img404/8407/19va8.jpg Resim: http://img404.imageshack.us/img404/3046/21gs1.jpg Resim: http://img394.imageshack.us/img394/6997/av24kw5pd8.jpg
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aşk belirtileri.
*Aşık olduğunuzu tartamıyorsanız, bu örnekler size gerçek yanıtı söyleyecektir...* Dünyanın en güzel duygusudur ?Aşk? Gözümüz hiçbir şeyi görmez. Peki âşık olduğumuzu nasıl anlarız? İşte bu tatlı duygunun en belirgin özellikleri... ?Aşk kişinin dünyaya ?pembe? gözlüklerle bakmasıdır. Âşık olan kişinin duyguları o kadar yoğundur ki sevdiğiyle birlikte olduklarında hiçbir sorunu çözmekte zorlanmayacaklarını düşünür. Sevilenin kusurları varsa bile önemli değildir. O zaten kusurlarıyla birlikte kabul edilmiştir.? Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi uzman psikoloğu Zehra Erol, aşkı böyle tanımlıyor. Peki âşık olduğunuzu nasıl anlarsınız? İşte cevabı... 1. Kendi burcunuzu okuduktan hemen sonra onun burcunu okuyorsanız, hele bir de birbirinize uymadığınız yazıyor ve kalbiniz kırılıyorsa... 2. Haberleri seyretmeyi bıraktınız mı?... Politika, savaş gibi konular artık sizi ilgilendirmiyorsa... 3. Her gün birbirine uygun iç çamaşırları giyinmeye başladıysanız... 4. Onun ev, iş ve cep telefonlarını ezbere biliyorken, kendi telefonunuzun pin kodunu unutmaya başladıysanız... 5. Bilgisayarınızın şifresi olarak onun ismini kullanıyorsanız. Şifrenizi değiştirmek gerektiğinde de onun soyadını tercih ediyorsanız... 6. Hiçbir şey yiyemiyorsanız, bu aşk değildir de nedir?... 7. Çevrenizdekiler size bu aralar çok neşeli olduğunuzu söylüyorsa... 8. Henüz yeni ayrıldığınız halde, her telefon çalışında kalbiniz hızla atmaya başladıysa... 9. Mutfakta çok hamaratmışsınız gibi davranıyorsanız... 10. Evinize dönerken bile dudağınızdan rujunuzu eksik etmiyorsanız... 11. Arkadaşlarınız sizi cuma gecesi yemeğe davet ediyor ve siz yüzünüzdeki ukala ifade ile randevunuzun olduğunu söylüyorsanız... 12. Ailesiyle ilgili önemli bir günü unuttuğunda, ona siz hatırlatıyor ve ailesini araması için ısrar ediyorsanız. Aramıyorsa onun yerine arıyorsanız... 13. Hiç sevmediğiniz halde caz dinlemeye başladıysanız... 14. İkinizin de pırasa ve patates yemeğinden hoşlanmasını kozmik bir işaret olarak görüyor ve bunun ikinizin birbiriniz için yaratıldığının bir işareti olduğunu düşünüyorsanız... 15. Bir hafta önce sizde kaldığında giyindiği tişörtü hâlâ yatarken giyiyorsanız. Onun kokusunu hiçbir şeye değişmezsiniz... 16. Onunla tanışmış olmanızı olağanüstü bir tesadüf olarak görüyor ve daha önceden aynı anda nerelerde karşılaşmış olabileceğinizi düşünmeye başladıysanız... 17. Bu ilişkinin diğer arkadaşlarınızla tartışacak hiçbir yönü olmadığına karar verdiyseniz... 18. Yağmur yağsa bile yürüyüşe çıkmak istiyorsanız... 19. Sohbet sırasında onun ismi bir anda ağzınızdan çıkıveriyorsa. Meselâ, arkadaşınız ?Yeni bir bilgisayar almak istiyorum? dediğinde, siz de evet ?Fatih de yeni bir bilgisayar almayı düşünüyor? diyorsanız... 20. En son kravat modasını takip etmeye başladıysanız... 21. Geceleri uykunuz kaçıyor, dikkatinizi toplamakta zorlanıyorsanız... 22. Âşık olduğunuz insanın özelliğine göre, sakallı veya traşlı erkekleri her zaman çok çekici bulduğunuzdan söz ediyorsanız... 23. Arkadaşlarınız, ?hâlâ yaşıyor musun, hayatta mısın?? gibi mailler göndermeye başladıysa ve onlara hâlâ cevap yazmıyorsanız... 24. Son zamanlarda yüzünüzden gülümseme eksik olmuyorsa... 25. Onun soyadını alıp almayacağınıza ya da sadece kendi soyadınızın arkasına ekleyip eklemeyeceğinize karar veremiyorsanız... Siz her iki durumu da göz önüne alarak alıştırmalarınızı yapmayı ihmâl etmeyin. Çünkü, âşıksınız...
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23


hosting
eXTReMe Tracker